Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Kütahya’da 3. Bölge İstişare ve Değerlendirme Toplantısı düzenlendi.
Kütahya, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Manisa, Muğla ve Uşak illerini kapsayan toplantı Kütahya Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantıya Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, Tavşanlı Kaymakamı Yüksel Kara, Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şakir Sakarya, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Hukuk Müşaviri Erdal Gümüş, KOSGEB Başkan Yardımcısı Süleyman İslamoğlu, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nafi Güral, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili kuruluşları uzmanları, diğer illerin ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ile bazı daire müdürleri katıldı.
“ETKİN VE KALİTELİ BİR HİZMET İÇİN SORUNLARA ÇÖZÜM ARANACAK”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Kütahya Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Albayrak 3. Bölge İstişare ve Değerlendirme Toplantısı hakkında bilgiler verdi.
Albayrak, “Bu toplantılarla en başta Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı birimleri, bağlı, ilgili-ilişkili kuruluşlarımız ile diğer paydaşların bir araya gelerek aralarındaki koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi, Bakanlığımızca sunulan hizmetlerin daha etkin bir şekilde yürütülmesi ve kalitesinin artırılması, Bakanlığımız görev alanına giren konularda, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulması, sorunlarının tartışılması ve yaşanan sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin üretilmesi hedeflenmektedir” dedi.
“KÜTAHYA’DAKİ AR-GE SAYISI 6’YA YÜKSELECEK”
2023 hedefi için AR-GE çalışmalarının önemine dikkat çeken Mehmet Albayrak, Kütahya’daki 4 AR-GE Merkezi’nin yılsonunda 6’ya yükseleceğini açıkladı. Albayrak, “Bilindiği üzere 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata, 2 Trilyon dolarlık ekonomiye ulaşmamız hedeflenmektedir. Bu hedeflere uyumlu olarak hazırlanan Türkiye Sanayi Stratejisi belgesinde “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde Afro-Avrasya’nın tasarım ve üretim üssü olmak” vizyonu belirlenmiştir. Aynı belgede, 2015–2018 dönemini kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisinin genel amacı “Türk sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli işgücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümünü hızlandırmak” olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu amaca ulaşmanın olmazsa olmazı, kuşkusuz büyük emek ve masraf gerektiren AR-GE yolu ile Orta Yüksek ve Yüksek Teknolojiyi elde ederek bu teknolojinin üretime dönüştürülmesi ve böylece rekabette öne çıkmaktan geçmektedir. Bu konuda Üniversitelerimiz ve araştırma kurumlarımıza büyük iş düşmektedir. Ayrıca sektörlerin AR-GE’ye yeterli kaynak ve zaman ayırmaları gerekmektedir. İlimizde halen AR-GE merkezi sayısı 4 olup, yılsonunda 6’ya ulaşmasını beklemekteyiz. Yapımı devam eden TEKNOKENT binasının tamamlanması ile ilimiz de AR-GE proje ve faaliyetlerinin artacağını ummaktayız. Ayrıca bu hedeflere ulaşmak önemli olduğu gibi, ulaşılan seviyenin sürdürülebilirliği de bir o kadar önemlidir” diye konuştu.
“MEVZUAT İŞ DÜNYASININ GERÇEKLERİ DÜŞÜNÜLEREK HAZIRLANMALI”
Mevzuatların iş akışını engellemeyecek ve iş dünyasına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nafi Güral, “İl genelinde sadece Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlık kurumları değil, bütün kurumlarımızın özel sektörün işlerini görme noktasında gayretli olduklarını ifade etmek istiyorum. Ancak mevzuat konusunda sıkıntılarımız var. Mevzuat Ankara’da gerçeklerden uzak şekilde masa başında hazırlanıyor. Bu nedenle mevzuatlar hazırlanırken üretimin, piyasanın, ticaretin, ihracatın bütün gerçekleri bilinerek ona göre hazırlanması lazım. Mevzuatta kamuyu bağlayan bir şeye pek rastlayamazsınız. Yapılabilir, olabilir gibi muğlak laflar vardır. Bunların bağlayıcı nitelikte olması lazım. Böyle olduğu zamanda bürokratın eli ayağı bağlanıyor. Mevzuat hazırlanırken hem uygulayacak devlet görevlilerimizin, hem de bu mevzuata uymak zorunda olan iş dünyamızın düşünülmesi lazım. Yerli mallarının kullanılması ile ilgili konu da son derece önemlidir. Bakanlıklarımızın özellikle yerli sanayi, haksız rekabet ithalatına karşı koruma konusunda atmış olduğu adımlar önemlidir. Bakanlığımızın vereceği tüm görevlere hazırız. Biz ne kadar çok iletişim içinde, koordinasyon içinde olabilirsek o kadar rahat oluruz” dedi.
“BAKANLIĞIMIZ BİR MARKA OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”
Hukuk Müşaviri Erdal Gümüş ise Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bir marka olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi. Gümüş, “Biz Bakanlık olarak bu toplantılara çok önem veriyoruz. Bakanlığımızın ana hizmetlerinden en önemlisi ve yapmış olduğu hizmetler iş birliğinin ve birlikteliğin neticesinde ortaya çıkmaktadır. Özellikle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bir marka olma yolunda ileri adımlar atıyor. Bu nedenle yapmış olduğu ana hizmetlerde bunu toplumun tüm fertlerine iletmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri ile sanayide bir yaşam alanı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Gittiğimiz her kentte bunun izlerini görmek bizi çok sevindiriyor. Bunun dışında münferit sanayi bölgeleri kurarak girişimci yatırımcılara çok büyük destek vermektedirler. Bu toplantılar Bakanlığımızda değerlendirilerek hangi problemler yaşanmakta, hangisinin çözüm istediği tartışılarak bize dönmektedir. İl müdürlerimiz, bu toplantıların neticesinde çıkan sonuçları Bakanlığımıza bildirerek biran evvel çözüme kavuşturulmasını sağlamaktalar” şeklinde konuştu.
Erdal Gümüş’ün ardından DPÜ Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören söz aldı. Gören, “Bizim ev sahipliğimizde gerçekleşen toplantımızda hem ülkemizi, hem ilimizi doğrudan ilgilendiren şıkların olduğu bir toplantı olur. Bundan da biz büyük bir mutluluk duyar, gururunu yaşarız” ifadelerini kullandı.
“ANKARA VE TAŞRA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMA GAYRETİNDE”
8 ili kapsayan İstişare ve Değerlendirme Bölge toplantısının Kütahya ev sahipliğinde gerçekleştirilmesinin gurur verici olduğunu aktardı. Başarının ekip anlayışı içerisinde elde edildiğinin altını çizen Vali Ahmet Hamdi Nayir, Ankara ve taşranın bu noktada üzerine düşeni yapma gayretinde olduğunu belirtti. Vali Nayir, “Başarılarda hedeflere ulaşmada ekip anlayışının, istişarenin, koordinasyonun önemini hep birlikte yaşayarak, görerek farkında olmuşuzdur. Bu tür toplantılar ekip anlayışını ortaya koyması açısından kıymetli. Bizler merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşları olarak aynı hedefe kilitlendiğimiz takdirde başarıyı yakalamada büyük bir kolaylığa sahip oluyoruz. 1+1 olunca 2 oluyor, 1 ile 1 yan yana gelince 11 oluyor, 3 tane 1 yan yana gelince 111 oluyor. Herkes tek tek çalışmasındaki matematik artış, birlikte çalışmada geometrik artışa dönmüş oluyor. Bu yüzden istişarelerin, bir araya gelmelerin farklılığı var. Süreçleri uzatacak, süreçlere engel olacak bürokrasi hiçbir ülkenin, hiçbir kurumun tasvip edeceği bir bürokrasi değil. Korkuyla, güvensizlikle devam eden süreçler bizlere vakit kaybından başka bir şey kazandıramaz. Ankara ve taşra kendine düşeni yapma yönünde bir gayret içerisinde ama daha alınması gereken mesafe var” dedi.
“YERLİ ÜRETİM DESTEKLENMELİ, YERLİ ÜRETİCİ KORUNMALI”
Yerli üretimin desteklenmesi hakkında da konuşan Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Yerli üretimin desteklenmesi, yerlinin tercih edilmesi konusu da her ülke için olması gereken bir hedef. Buna da ulaşmamız lazım. Bir taraftan üretimimizi yurt içinde destekleyerek diğer taraftan da belki bir terbiye edici dış politikayla birlikte kaliteyi de artırarak yerli üretimin gelişmesini ve yerli üreticinin korunmasını sağlamak bizlerin görevi. Patent hakları konusu da son derece önemli bir konu. Haksız kazançlara sebep olan, iyi uygulanmadığı takdirde gerçek üreticiyi, emeğini veren kişiyi mağdur eden konulardan biri. Dolayısıyla bu üç önemli konunun görüşüldüğü istişare toplantısında arkadaşlarımız inanıyorum ki Bakanlığımızdan da gelen uzmanlarımızın desteğiyle ve kendi illerinin tecrübelerinin paylaşımıyla burada güzel sonuçlara varılacaktır” ifadelerini kullandı.
Toplantıda “Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Alım İhalelerinde Yerli Malını Tercih Etmelerine Yönelik Mevzuat, Sınai Mülkiyet Kanunu ile Yapılan Değişiklikler ve Getirilen Yenilikler, Bürokrasinin Azaltılması ve Mevzuatın Sadeleştirilmesi (BAMS) Kapsamında Yapılan Düzenlemeler ve Bu Çerçevede Yapılan Mevzuat Değişiklik konuları ele alındı.